Monday, October 02, 2006

YARAMAZKEDI


"miyav miyav, seni yaramaz kedi"

:) Lina'nın ilk şarkısı, aynı zamanda benim de en çok sevdiğim.
Şu sıralar epeyce öğrendi, hatta reklam repliklerinden Turkcell en favorisi; "Türkcelle bağlan hayata" :)

Soğuk sulardan dalıp çıkarsın,
Benim yeşil turnamı yakalayamazsın,
Na nay, na nayda fiş ko
Fişko mani sala mani
Ovak to moka mani
Bi dat, bi dat, bi dat da dat dat fışş,
Yakında gelecek kış
Hani bize alkış, şak şak şak !

:) Bu da bana ve annesine yaklaşık yüz tekrardan sonra ezberlettiği ilk uzun metrajlısı diyebiliriz.

"topuk burnu, topuk burnu, sıçra sıçra dur"

Ne vardı birde, hımm; ceviz adam ceviz adam vs....

"Yaramaz kedi" diyorum seslenirken, bazan hoşlanmıyor ama tabiki "hoşlanmadığını da hoşlandığımdan" daha da bir abarttığım oluyor. Şikayet ediyor annesine, hele bir defasında;
- Anne, babam bana "sokak kedisi" diyoo, söyle demesin.
Demişti de çok gülmüştük. Yaramaz kedi yerine sokak kedisi :) şaşkalozum benim.

Şu sıralar hatta şu sıralar demiyeyim bir kaç aydan beri doğum günü sendromu yaşatmakta bize. Yuvadaki arkadaşlarının yaşgünlerini kutadıkça bizim kedi, içlenip içlenip kendisinin doğumgününün ne zaman geleceğini hararetle takip etmekte.
Az kaldı 7 Ekime, ilk organizasyon tamamlanmak üzere. İlk sıralar arabalı, sonra trenli nihayet şu sıralar Barbi li pasta isteklerini dinlemekdeyiz.

Haftasonu mum, balon ve bilimum süsleme malzemeleri aldık, winni the pooh karakterli. Pek mutlu oldu bizimki, pastayı sorup duruyor şimdilerde :)

Bir komik daha; bizimkinde yine enerji patlaması baş gösterip, boşaltamadığı vakitlerin birinde şımarıklıklarının arasında "üç yaş" diye bir slogan attı. Yaw çok komik, Lina geçtiğimiz ay Gülay öğretmeninden ayrıldı yuvada, niye mi? Büyüdü :) Bir üst sınıf grubu oldular, kıdem bastılar yani. Onların da tepeden bakıp "daha küçüksün sen" diyebilecekleri birileri var artık :) yaşasın.

0 Comments:

Post a Comment

<< Home