Wednesday, October 17, 2007

MOİZ



İnternet ne garip bir dünya…
Bilgisayarla birlikte insanların daha içe dönük bir yaşama geçtiklerini,
Sosyal ilişkilerin giderek zayıflayıp şekil değiştirdiğini,
İnsanların konuşmaktan ziyade yazarak iletişimi tercih ettiklerini
Tenkit yada tespit olarak hep duymuş, onaylamış,
Belki de içinde olduğumuzdandır ki kabullenip;
“çağın gerekliliğidir” şeklinde yorumlamışızdır çoğu zaman.

Lina için Alev Doktor,
Bilgisayarla mümkün olabildiğince geç tanışmasını istemişti…
“Malum son” dan kaçınmanın mümkün olmadığını belirterek,
Saatlerce monütörün karşısında kendi kendine vakit geçirmesinin,
Bebeği ve oyuncakları ile evcilik oynamasından,
Evdekiler ve arkadaşları ile diyalog içinde bulunmasından çok daha verimsiz,
Hatta zararlı olduğunu bebekliğinden beri bize hep söylemiştir.

-Arkadaşlarınızın çocuklarının yaptıklarını duyacaksınız;
Onlar bunu çok önemseyerek hatta marifet olarak anlatacaklar demişti.
Bilgisayarı kendi başına açıp, internete girip ya da cd’yi takıp, oyun açıp
Oynadığını…
Sizin çocuğunuz bırakın yapmasın, yapamasın o yaşlarda, dert etmeyin.
Mutlaka sizin o kadar karşı koymanıza rağmen bilgisayarı yine çok erken
Yaşlarda keşfedecek ve o kaçınılmaz son olan “bilgisayarla baş başa” zamanlarını yaşayacaktır.

Evet, kedi için önemsedik bu mantığı.
Evde o uyuduktan sonra interneti kullandık uzunca bir süre.
Yine uzunca bir süre sadece klavyenin yön tuşlarına basabildi, çok da matah bi şey değilmiş
Dedirtmek için.
Hala da tutturmuyor bilgisayarı açalım, oyun oynayalım diye.
Şu an sadece internetteki oyun sitelerinde Winx kızlarını ya da Bratz kızlarını giydiriyoruz :)
- Baba, Bloom’un elbisesi şöyleydi, ayakkabıları bu renk,
- Stella’nın asa’sını Flora’ya verdim “keh keh keh, çok komik oldu”
- Miusa, Tecna, Layla …hepsini nasıl da tanıyor aklım almıyor.
Oyunlar belli süre için, en fazla 20 dakika ile yarımsaat arasında değişiyor.
Biz mutluyuz, belli ki o da mutlu bu durumdan.
Doğru bir şey yaptığımıza inanıyoruz.



Çok uzadı bu İnternet konusu ama sözü bir şekilde Moiz’e getirecektim getiremedim.
Moiz; hiç karşılaşmadığımız, konuşmadığımız, yüz yüze görüşmediğimiz hatta bir birimizin yüzünü bile
Tam anlamıyla fotoğraftan bile olsa görmediğimiz bir dostumuz.

Ben Moiz’i, avatarındaki sol gözünden ve fotoğraf makinesının kapladığı geri kalan yüzünden
Sokakta görsem tanıyamam diyemiyeceğim;
Bizzat randevulaşsak bile geldiğinde tanıyabileceğimi sanmıyorum.
Profil sayfasındaki fotoğrafı zaten 3x2 cm byutunu geçmez büyüklükte :)

Bir fotoğraf paylaşım sitesinde tanışmıştık.
Çok güzel fotoğrafları var. Hala da güzel fotoğraflar çekmeye devam ediyor.
İzmir’de yaşadığını ve daha sonra işi gereği İstanbul’a gitmek zorunda olduğundan
İzmir’i özlemle andığını hatırlıyorum.
Çocukları çok sevdiğini, çektiği fotoğraflardan anlayabiliyorum ;)
Bu duygusallığının sağladığı pozitif enerjisi belki de onu kendinize yakın hissettiren.

Fotoğraf altlarında karşılaştığımız yorum yazılarında,
Hep keyifli zaman geçirmişimdir.

Yine bir fotoğraf altı yorumuydu.
Moiz, çok keyifli bir çocuk fotoğrafı daha yüklemişti.
Ben yine,
Bir çocuğa bakarken Lina’ya bakıyormuşum gibi hissettiğimden,
Fotoğraf yorumunu da öyle şekillendirmişim.
Moiz’den çok hoş bir tepki geldi o yoruma,
Belli ki aynı frekanstaydık.

Moiz, Lina için bir bebek hediye etmek istediğinden bahsetmişti karşılaşacak olursak…
Ben de uzun saçlı olmasını tercih edeceğinden emin olduğumdan kedinin,
Bunu Moiz’e espri mahiyetinde iletmiştim.

Yaklaşık on ay gibi bir süre sonra tekrar aynı fotoğraf altından yönlendirdiği mesajında
Lina’nın bebeğini aldığını ve yollamak istediğini yazıyordu.
Bu çok hoştu :)
Moiz’in bu espri ve şakalaşmayı ciddiyete dönüştürme eylemi beni şaşırtmış ve
Çok mutlu etmişti.


Kargo’yu aldım ve arabanın bagajına koydum.
Akşam Lina’yı almaya gidecektim ve onu evde vermeyi planlıyordum.
Kediyi aldığımda, ona bir sürprizimin olduğunu ama ancak evde verebileceğimi söyledim.
Gözleri parladı hemen (hediyeye hiç dayanamaz da :)

İşin ilginç yanı,
Arzu’nun bir işi çıktı ve onu bir halı satan firmaya bırakmamız gerekti.
Bıraktığımız yere en yakın olan Armada alış veriş merkezinde birkaç saat oyalanacaktık,
Sonra eve gidecektik.
Armadapark ;) Lina’nın çok küçüklüğünden beri keyifle gittiği oyun parkı,
Hep ilk tercihidir ve
Yok demez zannediyordum o ana dek...
- Haayyııııırrr, eve gidelim baba, Armada’ya gitmek istemiyorum,
dedi.
Seçme şansımız olmadığından,
Biraz oyalandık ve Arzu gelince de evin yolunu tuttuk.
-Ya baba çok sabırsızlanıyorum, nasıl bir bebekmiş Moiz amcanın gönderdiği bebek,
-Lütfen açalım, bakalım ….Hadiii

(Tabi bir çok açıklama yapmak durumunda kaldım beklerken Arzu’yu, hediyesinin ne olduğunu,
Kimin gönderdiğini vs…)


Kedi hediyesini açtı,
Çok mutlu oldu.
Sarı saçlarını uzun uzun taradı Barbie bebeğinin.
Geç yattı, öteki bebeği ile birlikte yatağına götürdü, üzerini örterek uyuttu.
Sabah kalktığında yine pembe minik tarağı ile sarı saçlarını taradı bebeğinin.
Öteki bebeğiyle Barbie’sini de alarak arabaya indik bu sabah,
Yuvaya yollarken hep olduğu gibi oyuncaklarını (bebeklerini) yine arabada bıraktı,
Akşama bekleyeceklerini bilerek içi rahat, arka koltukta …


Sevgili Dostum Moiz,
Lina’nın mutlu olduğu an biz de mutluyuzdur.
Dün onu mutlu ettin, biz de mutlu olduk.
Çok teşekkür ediyoruz,
Her şey gönlünüzce olsun, mutlu kalın…

4 Comments:

Blogger Moiz Meseri said...

Sevgili Lina , bana blogunda böyle bir köşe ayırmana çok sevindim.
bu yazıyı tekrar okurken , bir de doğum gününe yakın bir tarihte olduğumuzu fark ettim:)
Sağlıklı ve Mutlu bir hayat dilerim.
sevgiler
moiz meseri

2:32 PM  
Blogger lina said...

Moiz Amca,
İyi dileklerin, bloğumdaki yorumun, uzun ve sarı saçlı bebeğim için tekrar çok teşekkür ediyorum ;)

Lina

2:13 PM  
Blogger sezenyildirim said...

merhaba;
Moiz şahsen tanıdığım ve çok sevdiğim bir arkadaşımdır, aynı fotoğraf paylaşım sitesinden tanışmıştık bizde. Gerçekten de çok iyi niyetli bir insan olduğunu biliyorum ama bu kadarını tahmin edemezdim doğrusu ya.
SEvgili kızınız Lina bebeği çok beğenmiş zaten, umarım çok güzel günlerde oynar onunla.
Ayrıca çok güzel fotoğraflarınızdan sonra burda da kızını için yazdığınız incelikli yazılarını da çok beğendim.
İyi geceler
Sezen YILDIRIM

12:53 PM  
Blogger lina said...

Merhaba Sezen Hanım,
Çok naziksiniz, teşekkür ediyorum.
İnternet dünyası işte; garip bir gizemi var.
Moiz Amca'nın bebeği artık o :)
Kedicik öyle isimlendirdi.
Çok zarif bir davranıştı Moiz'inki, eksik olmasın.

Uğramanıza sevindim, mutlu oldum.

iyi geceler...

2:38 PM  

Post a Comment

<< Home