Friday, November 09, 2012

A BİLİ KÂ - BABAS TİLKİ



Kimse var mı?

Beni duyuyor musunuz?
.....

Var mı sesimi duyan?
Hâlâ duymak için gelip bu sayfaya bakan :)

Eveeet çok oldu hemde çoook oldu buralara uğramayalı.
Çok da değişen şeyler oldu aslında "rutin" dediğimiz sorulduğunda hayatımızda...
Sadece Lina'cım büyümedi elbette
Görüşmeyeli...

Biz de büyüdük;
Bir büyüdük 4 olduk, çok mutlu olduk,
Bir küçüldük dert olduk :(
Üzüldük...

En küçük Gençaslan en büyük Gençaslan'la tanıştı,
Biraz kısa oldu ama,
Olsun, tanıştılar ya...
O bile teselli olabiliyormuş...

Hâlâ bir araya geldiğimizde Babacığımdan konuşamıyor,
sözcükler düğümleniyor boğazımızda.
Bir taraftan Kunt çok daha sevimli oluyor her geçen gün, güldürüyor..
Mutluluk, sevinç, hüzün - özlem hepsi sarmaş-dolaşız anlayacağınız bu aralar...

- Abili kâ

- Babas tilki

Aşkım belki kısa süre sonra unutacaksın bu repliği,
Belki de o yüzden yazıyorum, yazmak istiyorum okuduğunda hatırlaman için,
Anlamını hiç kimse bilmiyor, bilemeyecekte.

Boşver o sizin aranızdaydı zaten, kime ne...
...

Şimdi Kediciğim 4. Sınıf oldu, çok büyüdü yahu.
14 Nisan'dan bu yana da abla zaten.
Kunt O'na abla diyor (yani biz öyle dediğini zannediyoruz desek daha doğru olur :)
Bu gün yarın derken o güzel anıların hepsini zamanın unutkan zihnine salıvermiş gitmişiz.
Yine tembellik diyelim bu yaptığıma, kusura bakma.
Yoğunum demeye dilim varmıyor mazeretime, keza;

Sen benden daha yoğunsun bitanem.

Artık akşam servisini kullanamaz oldun bu yıl.
Bir taraftan antrenmanların diğer taraftan akademi.
Hafta sonun keza öyle...

Bir pazarın kalmış o da bizden - Kunt'tan arta kalan :(
Ne kadar kızsan sitem etsen haklısın.

Biliyor musun bu gün eve geldiğimizde 19:50 idi saat,
Haftanın diğer üç günü gibi,
Yemeğe otururken mutfak saatimize baktın, Sekize Altı vardı,

Ooo daha sekize çok var, sekiz bile olmamış dedin ya;

...

Ne kadar da kıymetli o dakikalar,
Sorsaydın o an saati bana sekiz derdim biliyor musun?
Ne kıymeti vardı ki 5-6 dakikanın sekiz olması için saatin.

Bize ne güzel şeyler öğretiyorsun.

Yarın 10 Kasım, Lina'cımın yüzme yarışları var.
Şimdilik sırtüstünde iyi olduğunu söylüyor (laf aramızda önce ben farkettim).
En çokta kelebek yüzmediğine (yarışlarda) seviniyor.
Pazara da iki müsabaka koymuşlar, serbest ve kurbağalama.

Ama itiraf et kurbağalama yüzmeye önerim, fikir olarak çok parlaktı;
"Bence federasyon, kurbağalama yüzerken yüzücülerin kafalarını sudan her çıkardıklarında
"vrak" lama şartı getirmeli". Vrak lamayanı diskalifiye etmeli.
 (nasıl, süper d'mi )

Şimdi uyuyor mışıl mışıl,
"Su Perim" biraz diskalifiye olmaktan çekiniyor.
İlk sefere göre daha az heyecanlı.

Sabahki yarışını izleyemeyeceğim Periciğim, çalışmak zorundayım.
Sana başarı diliyorum tüm kalbimle "babacık kalbiyle"...

Üzügünüm aşkım, özür dilerim...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home